6 Ocak 2026 -
Malumları olduğu üzere Avrupa Birliği'nde, demir-çelik ve metal sektörlerinde yeşil dönüşüm ve ticari korunma hedefleri doğrultusunda kapsamlı düzenlemeler yürütülmektedir. (AB) 2024/1468 sayılı Atık Sevkiyatı Tüzüğü uyarınca, Mayıs 2027'den itibaren hurda metalin üçüncü ülkelere ihracatının kısıtlanması öngörülmekte;19 Mart 2025 tarihli Çelik ve Metal Eylem Planı da hurdanın AB içinde öncelikli olarak değerlendirilmesi yönündeki yaklaşımı pekiştirmektedir. Bunlara ilaveten AB'de hurda metal, alüminyum ve bakıra ilişkin ticaret verilerinin izlenmesi amacıyla 23 Temmuz 2025'te bir gözetim sistemi devreye alınmıştır.
Bu defa 18 Kasım 2025'te düzenlenen Avrupa Alüminyum Zirvesi'nde Komiser Maroš
Šefčovič, Komisyonun alüminyum hurdası ihracatına yönelik bir önlem hazırlığı
yürüttüğünü açıklamıştır.
Etkinlikte, AB'nin ticaret ve ekonomik güvenlik politikaları kapsamında
alüminyum sektörünü desteklemek üzere yürütülen tedbirleri değerlendiren
Komiser;
- AB'nin boksit ve alümina gibi hammaddelerde ithalata bağımlılığının devam
edeceğini, bu nedenle ticari çeşitlendirmenin stratejik önem taşıdığını
vurgulamıştır.
- üçüncü ülkelerin uyguladığı tarifeler sonucu AB'ye yönelen ithalat
artışlarına hızlı müdahale edilebilmesini sağlayan bir ithalat gözetim görev
gücünün oluşturulduğunu hatırlatmış ve 16. yaptırım paketi çerçevesinde Rusya
menşeli alüminyum ithalatına getirilen yasağa dikkat çekmiştir.
- Hurdanın döngüsellik, karbonsuzlaşma ve stratejik özerklik açısından kritik
bir emtia olduğunu belirten Şefçoviç, yıllık bir milyon tondan fazla alüminyum
hurdasının Avrupa dışına çıkması nedeniyle sektörün yaşadığı "hurda
sızıntısı" sorununa değinmiş ve bu sorunu ele almak üzere yeni bir
düzenleyici tedbir için hazırlık çalışmalarının başlatıldığını duyurmuştur.
- Söz konusu tedbirin ihracatı tamamen engellemeyi amaçlamadığını, ancak
sektörün rekabetçi fiyatlarla yeterli miktarda hurdaya erişimini güvence altına
almayı amaçladığını ve tedbirin 2026 baharına kadar kabul edilmesinin
planlandığını belirtmiştir.
ABD'nin AB menşeli çelik ve alüminyum ile bunların türevlerine uyguladığı %50
oranındaki Section 232 tarifelerinin sektör açısından ciddi endişe kaynağı
olduğunu ve ABD'ye yönelik AB ihracatı için üzerinde uzlaşılan %15'lik üst
sınırın alüminyum türevleri için de uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.
Komiser Şefçoviç'in açıklamasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilmektedir: https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/speech_25_2713
Öte yandan, Europe Aluminium kuruluşu tarafından SKDM Yüksek Düzeyli Diyaloğu
sonrasında, AB Refah ve Endüstriyel Stratejiden Sorumlu Komiser Stéphane
Séjourné ve İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Komiser Wopke
Hoekstra'ya hitaben kaleme alınan 4 Kasım 2025 tarihili mektupta, Komisyon'un
ihracat mekanizması oluşturma niyetini ve ticaret sapmasının önlenmesi
tedbirlerinin güçlendirilmesini desteklemekle birlikte, toplantıda sunulan
önerilere ilişkin bazı endişeleri dile getirilmektedir.
Bu kapsamda, ihracata yönelik çözüme ilişkin olarak; mevcut önerinin yalnızca
AB ETS kapsamındaki tesislere yönelik olması ve sadece ücretsiz tahsisatların
kaldırılmasına ilişkin maliyetleri telafi etmesi sektör tarafından
eleştirilmektedir. Avrupa'daki alüminyum ihracatının büyük kısmını ETS kapsamı
dışında kalan aşağı yönlü (downstream) tesislerin yaptığı ve sistemin bu
tesisleri korumadığı vurgulanmaktadır. Artan hammadde fiyatları nedeniyle
oluşacak SKDM ve ETS kaynaklı maliyetlerin uluslararası rakiplerde bulunmadığı
belirtilerek;
- SKDM'nin yarattığı hammadde maliyet artışlarının da telafi edilmesi
- ETS kapsamı dışındaki tesislerin de çözüm kapsamına alınması talep
edilmektedir.
İlaveten, alüminyum hurdası önlemine ilişkin olarak; SKDM'nin sadece tüketici
kullanımı öncesi hurdaları kapsamasının büyük bir boşluk yaratacağı ifade
edilmektedir. Üçüncü ülke üreticilerinin tüketici kullanımı sonrası hurda beyan
ederek SKDM maliyetini düşürebileceği, buna karşılık AB'deki dönüşüm ve geri
dönüşüm tesislerinin tam karbon maliyetine maruz kalacağı belirtilmektedir.
Ayrıca sınırda tüketici kullanımı öncesi/sonrası ayrımının doğrulanmasının
mümkün olmadığına dikkat çekilmektedir.
Bu nedenle sektör,
- İşlenmemiş alüminyum için tek bir varsayılan (default) değer uygulanmasını,
- Tüketici kullanımı öncesi/sonrası ayrımının kaldırılmasını ve tüm hurdalar
için aynı varsayılan değerin kullanılmasını,
- Hurdanın (CN 7602) SKDM kapsamı dışında bırakılmasını,
- Hurdanın SKDM kapsamına dahil edilmesi halinde, emisyon değerinin yine
birincil üretim temelli bir varsayılan değer olarak belirlenmesini
önermektedir.
Bahse konu mektubun bir örneği ekte bilgilerinize sunulmaktadır.
EK
·
Ek
Bilgilerinize sunarız.
Saygılarımızla.
Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası